Varoluşçuluk ve Ölüm
Bu gün psikoterapi yaklaşımlarından birisi olan ve ayrıca felsefeside(felsefesi iki
gruba ayrılmaktadır, bir grubu ateist, bir grubu ise dini yaklaşımları olan) olan
Varoluşçu Psikoterapistlerin bir yaklaşımından bahsedeceğim.
Varoluşçu Psikoterapi açısından ölüm nedir?
Zor bir konu ama terk gerçek ve değişmez şey ölüm....
Şimdi size 2 ayrı soru soracağım ancak cevap verirken ilk aklınıza gelen cevap dışında
farklı cevaplar bulmaya çalışarak daha derin düşünün. En az 1 dk. derinlemesine sabırla
düşünün ve lütfen soruların cevabını düşünmeden yazının devamını okumayın. Hazırsanız
soruyorum:
1. Soru: Niçin intahar(intihar) etmiyorsunuz?
Cevabınızı duyar gibiyim; saçma bir soru, niye intihar edeyim ki?, çocuklarım için, daha
yapacak çok şeyim var, manyak mıyım?, iyi fikir, sevgilim için, eşim için, günah,
inançlarıma aykırı v.s., v.s...,
2. Soru: Niçin yaşıyorsunuz?
Yine cevaplarınızı duyar gibiyim; daha yapacaklarım var., çocuklarım için, çok saçma bir
soru, ölmediğim için yaşıyorum, eşim için, sevgilim için, Allah'ın takdiri, bende
bilmiyorum, sana ne, acayip bir soru, daha önce hiç düşünmemiştim v.s., v.s.
Evet kimine zor gelen, kiminin çok saçma bulduğu, kimini ise bir anda şoka uğratabilen
iki soru. Verilen cevaplar aslında birer bahanedir ve altında farkında olmadığımız Ölüm
Korkusunun yarattığı Anksiyete yatmaktadır. Ölüm tek gerçektir ve kaçınılmazdır, doğmak
ölecek olmak demektir. Bu gerçek ve ölümün bilinmezliği bilinçdışımızda bir anksiyeteye
neden olur. Bu anksiyeteyi hafifletmek için gerçeğin bize hiç uğramayacağını düşünmek
isteriz. Öleceğimizi kabul etmek istemeyiz, ölüm gerçeği ile karşılaşana kadar kim ben
mi öleceğim, ben mi hasta olacağım, bu ölümler bana uğramaz gibi davranırız. Cenaze
evine gittiğimizde bile bu kaygıyı hafifletmek için espiriler yapmaya başlarız.
Oysa diğerleri gibi bizde öleceğiz ve bu yaşam son bulacak. Bilinmeyen ne zaman ve nasıl
öleceğimizdir. Dün yok oldu ve gelecek belli değil ancak sadece şu an var. Bu nedenle
yaşamımızın her bir saniyesi inanılmaz kıymetlidir ve kendimiz için yaşanmalıdır. Boşa
harcanacak vaktimiz yok, öleceğiz, hayatımızı israf etme lüksümüz yok, peşinden
koştuğumuz şeyler ne kadar gerçekçi ve kendimize yarar sağlıyor, başkaları için mi
yaşıyoruz, yoksa kendimiz için mi? Başkaları bizi sevsin ya da beğensin diyemi
yaşıyoruz, yoksa kendi gerçek mutluluğumuz için mi yaşıyoruz?
Evet Öleceksin, kaybedecek 1 saniyen bile yok, bunu kabul et ve kendi mutluluğun, gerçek
amaçların için yaşa, bahaneleri, sahtelikleri bırak ve sadece kendin için kendin ol...